8 Mart 2013 Cuma

İrmik Hanım 3 yaşında

Evet 8 Mart 2010'da başladığım tatlı hikayem 3 yıldır sürüyor. Sizlerle sizlerin verdiği güzel enerjiyle. Dün ve bugün İstanbul Kongre merkezi'nde düzenlenen Sirha 2013 Gıda Fuarı'ndaydım. Bir kere daha net bir şekilde anladım ki pastacılık konusunda hala yapılacak daha çok iş var ülkemizde. Bugün Gastroboshphorus Pastacılık yarışmasını izledim. İstanbul'un önde gelen otellerinden gelen ekipler çikolata tabağı, pasta ve türk tatlıları tabağı konularında kapıştılar. Çikolata yarışının sonunda tabaklarda çikolata dışında herşey vardı. Pastalar desem bir o kadar klasik ve suni dekorlarla doluydu. Zaten gördüm ki pastacılık sektöründe hazır süsleme ve hazır malzemelere ilgi çok şu sıralar. Tamda olmasından çekindiğim bir gidişat bu...Niye tart hamuru açalım ki burda hazır yapılmışı var, neden kruvasanı 3 günde mayalayıp, kat verip, elde yapalım ki burda hazır yapılmışı var gibi kulağa pratik akla zarar ürünler bugün tüm otel ve restoranları esir almış durumda. Dondurulmuş pastane ürünleri de cabası. Bilin ki dışarda yediğiniz tatlıların nerdeyse yüzde 60'ı hazır tatlılar. Görüntüleri reddedilemeyecek şahanelikte. 
Mutfağında pasta şefi tırnak içinde ''gerçek pasta şefi''ne şans vermeyen binlerce işletme var. Bu emeğin karşılığını verip şef çalıştırmak yerine hazır gıda endüstrisine para yatırmayı uygun bulan bu zihniyeti anlamak bile istemiyorum. Sorsanız iş gücünden kazanç, malzemeden, zamandan kazanç diyeceklerdir. Nerde özgün mutfaklar derim bende? Nerde insanlara farklı lezzetler sunma heyecanı? Nerde o cesaret? Bu kadar garantici olmak zorunda mıyız? Bu kadar tembel olmak zorunda mıyız? 
Elbette istisna mekanlar var, onları tenzih ederim.



Zaten biliniz ki mutfağın emektar işçileri en az 10 saat gibi deli mesailerle çalışıp komik maaşlarının yarısını, bazıları tamamını elden alıyor. Dikkat! Bu meslek oturularak değil bilfiil ayakta yapılıyor. İşçinin hakkını koruyan bir adalet? Hımmmmm bi düşüneyim...
Denetleme sıfır. Diğer sektörlerde de durum farklı mı tartışılır ama bildiğim için söylüyorum pastacılık sektörünün yaraları var. İşveren işçisini çalıştırdığı günü kar biliyor, işçiyi nasıl kullanacağını bilmiyor, para verdiği her kişiye, her işi yaptırabileceğini düşünüyor. Kahvaltı vermiyor, öğle yemeği vermiyor, o yoğunluğun içinde bir de sizden yemek yapmanız bekleniyor. İşçi de gittiği yere kadar diyerek ve işsiz kalma endişesiyle tüm bu sıkıntıları yok sayıyor ama çalışmaya devam ediyor. Durmuyor dikkat edin, rölantiye almıyor, çalışmaya devam ediyor...
Potansiyeli ve bilgisi yüksek insanlardan nasıl faydalanırım, işlerime birlikte nasıl bir artı katabiliriz diye düşünmek yerine, işine son verip, verilen maaştan kar hesap ediliyor.
Deneme diye bir süreç veriliyor mesela ilk başlarda, 15 gün, bir ay işçi mesai yapıyor. Bir nevi oryantasyon. Eğer uyumsuzluk olursa ''peki o zaman, hoşçakalın'' diyorlar. Olur mu hiç, kaç gün mesai harcadınız, reçetelerinizi paylaştınız, mutfağımızı paylaştınız şudur sizin emeğinizin karşılığı diye günlük üzerinden bile para vermiyorlar. Hak yiyiyorlar. Can yakıyorlar.
İşler kötü gidiyor diye aylarca maaş alamamakta cabası...Firma iflas ediyor, maaşlar hiç oluyor, zor durumda kalan işçi, arada bir arıyor soruyor parasını ama yıllarcaaaa oyalanıyor. 
İşverene de bir sorsanız bin ah işitirsiniz o ayrı...

Mutfak işi sevgiden geçer, sevmeyeni mutfakta tutamazsınız. Bağlasanızda durmaz, birkaç haftada anlar nasıl bir serüven olduğunu. Mutfakta ekip önemlidir. Ekip uyumu en önemlisidir. Uyumlu ekibi olan işveren şanslıdır ve değerini bilmelidir. Ama biz de öyle mi? soru işareti...
Hep tatlı hep tatlı anlatıyor İrmik hanım, ama bunlarda malesef acı tecrübeler.
Tüm bu hikayeleri bizati yaşadım. İçimde saklıyordum paylaşmak istedim, neden mi? Hakların günlerini kutlamayı gerçek anlamda istediğimden...Kadının hiçe sayıldığını, şiddet gördüğünü bile bile kadınlar günü kutlamanın saçmalığını, işçi hakkından eser olmayan bir ülkede güle oynaya bir işçi bayramı kutlanılamadığının ezikliğini yaşadığımdan. Mesaj atmak, aramak çok kolay. Anlamını hissedebilmek ise çok ayrı olsa gerek...


Fuara geri döneyim. Cordon Bleu'den şeflerimi ve Paris'teki okulun halkla ilişkilerinden sorumlu sevgili Madame Catherine Baschet'yi görmek harikaydı. Özyeğin Üniversitesi'nde yeni açılan Cordon Bleu bölümü öğrencileriyle tanıştım. Standda parlıyorlardı.



Dünkü Masterchef sunumları güzeldi. Mehmet Gürs'ün sunumu bence en değerlisiydi. Birşeyler öğretmeye çalıştı en azından. Kaya koruğunu ilk kez gördüğümüzü sanan, benim doğduğum şehirdeki kayalarda biter bu bitki deyip, kendinden pek emin fransız şeflerinden farklıydı. Müthiş bir özgüven ve dinamizm. En kısa zamanda Mikla'ya gitmeliyim dedirtti bana. İki demoda ben çeviri yaptım. İtiraf etmeliyim ki çok da eğlenceliydi...












Kendime doğumgünü olarak seçtiğim ve kendimce değerli bulduğum bugünü yani 8 Mart'ı gerçek anlamıyla kutlamak dileğiyle.

Tarifimde gelecek en kısa zamanda...
Biraz içimi döktüm bu seferlik...
Okuduğunuz için teşekkürler.

26 Şubat 2013 Salı

Elmalı Çıtır

Meyveli tatlılarıma keskin bir dönüş yapmaya karar veriyorum bugün. Uzun zamandır aklımda olan ve denemeyi planladığım bu tatlım kutsal elma içeriyor. Sizi bilmem ama elma benim için hayli kutsal bir meyve. Bu tarif kadayıf dururken crumble'da neymiş dedirtecek sizlere. Üstü çıtır çıtır, altı lokum gibi elmalı ve mis kokulu bir deneme. Yufkacınızdan yufka alırken iki avuçta kadayıf alıverin lütfen bu tarif için. Yufkacının eli sizinkinden büyükce olacaktır ne de olsa. 
Bu sefer malzemeleri de avuç üzerinden vereceğim; ne kaşık ne gram, haydi bakalım!
Açalım radyoda bossanova cazımızı, koyulalım işe...

Elmalı Çıtır
8 kişilik

Fırınımızı 180 dereceye ayarlayalım önce.
Standart fırın kabımıza 4 orta boy golden elmayı kuşbaşı doğrayalım.
Üzerine 2 avuç nişasta ekleyin -buğday/mısır farketmez, 
çeyrek limonun suyunu üzerine sıkın, elmalar kararmasın.
4 avuç esmer şeker yoksa normal toz şekerle devam...
3-4 tutam tarçın
2 tutam vanilya, varsa vanilya esansını tercih edin.
Evinizde ne varsa fındık, badem veya ceviz 3 avuçta ondan katın, ama ufak parçalara ayırıp.
Kaşıkla hepsini bir güzel harmanlayın.




2 parmak kalınlığında terayağı kesin 250 gramlık paketten, kuşbaşı elmaların üstüne rasgele doğrayın.

Sonra kadayıfları avuçlayın ve en üste bolca didikleyin, elmaların üzeri tamamen kaplansın.


Doğru fırına...Kadayıf tam 25 dakikada altın rengini alıyor, elmalara da bıçak rahatça giriyorsa tamamdır, tatlımız hazır. Voila!









Yerken utanmayın benim gibi yemek kaşığı kullanın, çıtır kadayıflar çevreye saçılabilir dikkat. Damağınızdaki hazzın sarhoşluğundan titizlenmeyi bile unutacaksınız inanın.



10 Şubat 2013 Pazar

Crème au chocolat

Crème au chocolat (okunuşu = krem-o-şokola)

Bu tarif isteği yine kızımdan geldi. Bir pazar tatlısı olarak hazırlamak istedik birlikte. Çikolatalı pudingin bir çeşidi. Şekerini damak tadınıza göre ayarlamanız mümkün.

4 kişi için
Gerekli malzemeler
500 ml süt
25 gram nişasta
50 gram kakao
100 gram şeker
1 yemek kaşığı krema
yarım paket vanilya
bir tutam tuz

Kuru malzemelerin tümü bir tencerede karıştırılır ve soğuk süt ilave edilir. Muhallebi kıvamına gelinceye dek çırpıcıyla karıştırmayı kesmeden pişirin. Kaynamaya başladığı zaman kremayı ve vanilyayı ilave edin.


Crème au chocolat'ınızı kaselere dağıttıktan sonra buzdolabında 3 saat kadar bekletebilirsiniz. Üzerine çikolata rendeleyerek sunabilirsiniz.
Eğer marketlerde satılan Danette'leri seviyorsanız bu tarif tam size göre. Üstelik bu kadar kolay hazırlandığını görünce kendiniz ve çocuklarınız için bir daha Danette satın almayacağınızı bile düşünüyorum. Taze taze evinizde hazırlamanız mümkün çünkü.
İyi kalite kakao kullanmanızı özellikle tavsiye ederim. Tarifin başarısı buna bağlı.



Kremayla çikolatalı kremin birleştiği an...

26 Ocak 2013 Cumartesi

Pancake - Pankek - Tavada kek

Yağmurlu puslu bir İstanbul havası, ortalıkta bir hastalık furyası...
Heyecanla beklenen Paris yolculuğumuzun öncesinde ev halkını enerjik bir güne hazırlamak ve biraz da neşelendirmek için pankek yaptım bu sabah. Kesinlikle işe yaradı. Haftasonları için farklı ve bir o kadar da leziz bir kahvaltı türü. Peynir ekmek yumurta üçgeninden kurtulmak için bir fırsat...Zamanınızda varsa tamamdır.
Nutella, akçaağaç şurubu, terayağı, bal ve reçelle uyumu başınızı döndürebilir dikkat...

Bu tarif konunun uzmanı amerikalılardan alınmıştır...
Tariflerine pek güvendiğim Martha Stewart'ın temel pankek tarifini denedim ben. Tavada pişirildiğinden ismini de ordan alıyor.

Yaklaşık 10 pankek için
Gerekli malzemeler
140 gram un
1 tatlı kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı vanilin
1 çay kaşığı kaşığı tuz
240 ml süt
2 yemek kaşığı erimiş tereyağı
1 büyük boy yumurta
tavayı yağlamak için sıvıyağ





Fırını 200 dereceye ısıtın. İyice ısındıktan sonra kapatın. Fırına dayanıklı bir kabı fırına yerleştirin. Pankekleri tavada pişirdikçe spatula ile bu kabın içine atacaksınız ki kahvaltı zamanına kadar pankekleriniz sıcak kalabilsin.
Tüm kuru malzemeleri bir kapta, tüm sıvı malzemeleri başka bir kapta karıştırın. Sonra ikisini birleştirin. Bir çırpıcı yardımıyla hafifçe karıştırın. Fazla karıştırmayın, un parçacıkları kalmasının bir mahsuru yok.
Tavayı ocağa koyun ve bir fırça yardımıyla hafif yağlayın.
Hazırladığınız karışımdan 2-3 yemek kaşığı kadar tavaya alın ve kaşığın altıyla karışımı tavaya yayın.
Tavanız ne kadar büyükse o kadar çok pankeki aynı anda pişirebilirsiniz.
Pankekinizin üzerinde baloncuklar oluşmaya başladığında ki bu yaklaşık 1-2 dakika sürüyor, pankekinizi ters çevirme vakti gelmiştir, spatula ile çevirip arkasını da 1 dakika kadar pişirin ve ateşten fırın kabına alın...




Karışım bitene kadar işlemi tekrarlayın.
Dilediğiniz şekilde tatlandırıp afiyetle yiyin.


6 Ocak 2013 Pazar

Tahinli kurabiye

İşte yeniyılın ilk tarifi geldi sevgili tatlıseverler..
Kış kışlığını yapadursun, umuyorum ki hepiniz sıcacık muhabbetlerle geçirdiniz yılbaşı akşamını. Işıl ışıl bir yıl olsun 2013. Umutsuzluklarımıza aydınlıklar doğsun, haksızlıklar son bulsun...Küstahlık zorbalık devri kapansın. 
Daha fazla saygı, daha fazla sevgi olsun...
Aramıza katılanlar artsın, aramızdan ayrılan olmasın. Bu yıl birlikteliklerin yılı olsun. 
İrmik hanım'da dile dile dilek bitmez. Kendime de bol tarifli, heyecanlı bir yıl diliyorum. Maceralarım bol olacak, o daha yıl başından belli oldu bile...
Beni izlemeye devam edin. 

Bu tarif bir uyarlama oldu aslında. Orjinalinde fıstık ezmesi vardı. Aile bireylerinin de onayıyla yerini tahine bıraktı. Eğer tahinciyseniz hemen mutfağa, çünkü bu tarif tamı tamına 10 dakika da hazır, bir 12 dakikada da pişecek, e daha ne kadar hızlı olabilir ki??

Tahinli Kurabiye
Yaklaşık 20 adet için

Bir paketin yarısı tereyağı (oda sıcaklığında)
5 kaşık tahin
7 kaşık şeker (esmer şeker de olabilir)
3 çay bardağı un
Yarım paket kabartma tozu
biraz vanilya
varsa 2 kaşık badem unu
1 yumurta

Yapılışı:
Fırın tepsisine yağlı kağıdı yayın.
Fırını 180 dereceye ayarlayın.
Bir kapta tahini, şekeri,tereyağını tahta kaşık yardımıyla iyice ezin, karıştırın.
Sonra yumurtayı yedirin.
Unu, vanilyayı, kabartma tozunu, badem  ununu ekleyin. Kurabiyeleri elinizle top top yapabileceğiniz kıvama getirin eğer unu az gelirse çekinmeden ekleyin. Eliniz o kıvamı anlayacaktır.

Kurabiyeleri eşit büyüklükte tepsiye aralarına mesafe koyarak dizin. Hafifçe üzerlerine bastırın.
Sonra çatalla bir enine bir boyuna ezerek şekil verin. Yaklaşık 12 dakika altları kızarıncaya kadar pişirin.









Fırına atmadan önce parlasınlar diye üzerlerine biraz esmer şeker serptim...





Bekledikçe güzelleşecek bu kurabiyeyi afiyetle yiyin.

16 Aralık 2012 Pazar

Vanillekipferl

Mayalara inat yaşayasım var bu günlerde. Gezdikçe gezesim, gördükçe göresim var. İşten güçten fırsat buldukça artık iyiden iyiye adam sınıfına giren kızımla elele sokaklarda dolaşasım var. Şehrin tadını çıkarasım, süslü püslü Nişantaşı caddelerinde insanları izleyesim var. Yeni yıl heyecanı beni daha bir sıkı sardı bu sene. Bir yıla daha veda etsekde yeni yılın getireceklerinin hayaliyle coşasım var...


Bana kalırsa iyisiyle kötüsüyle daha batacak çok günümüz, doğacak çok güneşimiz var. 
Ne der bir şarkıda, umut dünyası bu dünya, herkes kendi dünyasında, herkes kendi hülyasında...

Bu hafta kruvasan gibi pastane tarihine Türkler sayesinde damgasını vurmuş bir başka hilal şeklindeki tatlı olan kipferl İrmik hanım'ın reçeteleri arasındaki yerini alıyor...
Vanillekipferl Macar'ların tarihte Türk'lere karşı alınan zaferleri sonrası, yapılan kutlamalar çerçevesinde ilk olarak Viyana'da yapılmış ve daha sonraları da özellikle yılbaşı zamanlarında vitrinleri süsleyen bir kurabiye çeşidi olarak günümüze kadar gelmiştir. Badem ya da fındık tozundan yapılır. Avusturya'dan başka Almanya, İsviçre, Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Slovakya gibi pek çok ülkede de popüler olan bir tatlıdır.

Hafta içinde kendi ellerimle hilal şekli vererek hazırladığım bu kurabiyelerin kalıbına Tchibo mağazasında rastlayınca pek sevindim doğrusu...



Siz de alın ve deneyin. Un kurabiyesinin daha da lezzetlisi diyebilirim. Bademden dolayı olsa gerek...
Ayrıca kolay ve bereketli bir çeşit. Üstelik uzun ömürlü...

Vanillekipferl

Yaklaşık 60 adet için
Gerekli Malzemeler:

200 gram oda sıcaklığında tereyağı
5 yemek kaşığı şeker
180 gram (1 buçuk su bardağı un)
4 avuç dolusu fındık ya da badem unu
Pudra şekeri
1 paket vanilya

Fırını 180 dereceye ayarlayın.
Tereyağını mikser yardımıyla kremalaştırıyoruz, içine şekeri, unu, fırınlayıp aromasını ortaya çıkardığımız badem ununu, vanilyayı ekliyoruz.

Oluşan yumuşak hamura elle hilal şekli verip yağı kağıt serdiğimiz fırın tepsisinde 180 derecede 10 dakika pişiriyoruz.

Fırından çıkınca ve soğuyunca üzerine bol pudra şekeri eliyoruz.



2 Aralık 2012 Pazar

Elmalı Armutlu Un Ufak

Bayanlar baylar,
Az sonra okuyacağınız tatlı tarifinin en zor kısmı elma ve armutları soymak. Sonrasında kesmek, doğramak ve karıştırmak işin esası...
Özgürce gerçekleştireceğiniz bir tatlı...
En önce fırını 175 dereceye ayarlıyorsunuz.
Dilediğiniz büyüklükte, fırına girebilen bir fırın kabının tabanını kaplayacak kadar elma armut doğruyorsunuz. Kuşbaşı büyüklüğünde kestiğiniz meyvelerin üzerine yarım limonu sıkıyor ve iyice meyvelerle karıştırıyorsunuz. Bu işlem meyvelerin kararmasını önleyecektir. Artan limonu atmıyorsunuz. Gece yatarken parmak ve ellerinize sürüyorsunuz. Elleriniz pamuk gibi oluyor...
Sonra meyvelerin üzerine tamamen göz kararı toz şeker serpiyorsunuz...
Ayrı bir kasede 3-4 kaşığı tereyağına iki avuç kadar un, varsa biraz toz badem veya toz fındık ve biraz daha şeker, bir az tarçın ekleyip, parmak uçlarıyla kumlama yapıyoruz. Yani tüm malzemeleri hamur gibi bir bütün değil de topaklanacak şekilde birleştiriyoruz. Tereyağı unla birleşene kadar. İngilizcesi crumble olan bu karışımın türkçesini un ufak diyorum ben.
Meyvelerin üstünü kabaca bu un ufak hamurla kaplıyoruz.



Yaklaşık 30 dakika fırınlıyoruz. Topaklar hafif kızarınca ve mutfağı tarçın kokusu kaplayınca fırın kapağını açalım ve meyvelere bıçak batıralım. Ucu rahatlıkla giriyorsa meyveler pişmiş demektir.
Bu da tatlının piştiğini bize haber verir.

Pazar sabahları için ideal, çocuklar için enfes, kahveciler için mükemmel bir tat...
Afiyet olsun...

18 Kasım 2012 Pazar

Elmalı Tiramisu

Bu cumartesi Istanbul Culinary Institute'da davet tatlıları workshop'unda eğitmen şeftim. Grupta bir anne kız, iki kuzen, Adana'dan karı koca bir çift ve Amerika'lı teenager iki arkadaş vardı. Konuk olarakda annecim geldi. Bir köşede sessizce izledi bizi. Fotoğraflar çekti, çok eğlendiği kesin.
Ben de çok keyifli bir 3 saat daha geçirdim. Davet tatlıları konu başlığı altında çikolatalı sufle, meyve kremalı beze, panna cotta ve elmalı tiramisu yaptık...


Size bu tarfilerden birini sunacağım bu yazımda.
Bir yandan da yeniden bir pastanede çalışmaya başladım...
Üretmeye devam. Yazılarım aksadı farkındayım ama hayatın hızına yetişemiyorum bazen. 

Elmalı Tiramisu
6 kişilik bu hafif ve lezzetli tarifi büyük bir servis kasesinde sunabileceğiniz gibi kaselerde de servis edebilirsiniz.
20 dakikada hazırlıyor, birkaç saat buzdolabına attıktan sonra da afiyetle yiyorsunuz.
Meyveli tatlıları sevdiğimi bilirdiniz ama bir tatlı klasiğine nasıl uyarlanabildiğini gelin birlikte keşfedelim...

Malzeme listesi
400 gr mascarpone peyniri
4 yumurta
bir çorba kaşığı tereyağı
1 su bardağı toz şeker
4 golden elma
bir paket eti burçak bisküvi
yarım tatlı kaşığı tarçın
bir küçük kutu elma suyu
biraz limon suyu


Mascarpone peyniri bulmanız zor ise labne peyniri ile de deneyebilirsiniz. Ama itiraf etmeliyim yağ oranının fazla olmasından ötürü olsa gerek mascarpone ile yapılınca daha da lezzetli oluyor.

Elmaları soyun ve küp küp doğrayın ve bir tavaya alın. Tereyağını ve şekerden iki kaşık ilave edip elmaları karamelize edelim. Elma suyunu limon suyunu da ekleyelim ve 5 dakika harlı ateşte pişirelim. Su miktarı yarıya inince, tarçını ekleyelim. Soğumaya bırakalım.
Bir tencerede biraz su kaynatın. Büyükçe bir başka kasede yumurta sarılarını el mikseri yardımıyla çırpmaya başlayalım ve kaynayan suyun üzerine oturtalım. Ben mari usulü denen bu yöntemle yumurta sarılarını şekeri de ilave ederek yüksek devirde 5 dakika kadar çırpalım.
Yumurta iyice beyazlaştığında peyniri ekleyelim ve yeniden karıştıralım.

Servis edeceğimiz kasenin en altına pişmiş elmalarımızdan koyalım biraz, üzerine iri parçalar halinde burçak bisküvilerden serpelim en üstede peynirli krema karışımından dökelim.
Buzdolabında en az 4 saat bekletelim. Ertesi günü daha da enfes olacaktır.



Bu sunumları enstitü'de hazırladık. Frenk üzümü ve taze nane yapraklarıyla süslediğimiz panna cottahem lezzet hem de görüntü olarak fark yarattı doğrusu...
Kim misafirlerine özel tatlılar sunmak istemez ki?







1 Ekim 2012 Pazartesi

Okul Kurabiyesi

Sevgili Veli Tatlıseverler,
Yeni okul dönemi başladı, uyum süreci tamamlandı umuyorum. Okul sonrasında akşamüstleri çocuklara sunmak  veya beslenme çantaları için tarif arayanlara bir tarifim var bugün. Hem besleyici hem enerji verici...Sanki günümüz çocuklarının ekstra enerjiye ihtiyacı varmış gibi değil mi? Ama burda İrmik Hanım'ın amacı hazır atıştırmalıklardan kurtarmak minikleri. Yoksa enerji de bir eksikleri yok çok şükür. Okul dönüşünde bile düz duvara çıkacak güçleri var gerçekten. Doğruyu söyleyin bana, yoksa sadece benim minik mi bu kadar hareketli? Adını da okul kurabiyesi koydum. 
Defnecik de pek sevdi doğrusu. 

Gerekli Malzemeler:

Çeyrek paket tereyağı (250 gr.lık)
1 su bardağı elenmiş un
1 bardaktan bir parmak eksik şeker
2 tatlı kaşığı kabartma tozu
Iki avuç dolusu fındık
2 çorba kaşığı çikolata parçacığı
1 yumurta

Daha kıtır kurabiye sevenler şekeri esmer yapsın lütfen.

Çükolata ve fındık hariç tüm kuru malzemeler bir kasede iyice karıştırılır. Evde varolan dilediğiniz çeşitte çikolatayı (bitter ya da sütlü daha uygun) iyice ufak parçacıklar haline getirilir. Fındıkları da hamura katmadan önce 10 dakika kadar fırınlamak aromasını coşturur, sonra bir bıçakla incecik kıyıp ve hamura ekleyebilirsiniz. 

En son hafifçe çırpılmış bir yumurta hamura eklenir.
Eğer tüm elinizi hamura daldırırsanız biraz problem yaşayabilirsiniz. Bunun yerine yumurtayı parmağınızla hamura yedirmekle başlayın, hamur toparlandıkça avcunuzla yoğrumaya başlayabilirsiniz.. Daha kolay olacaktır.


Zamanınız varsa hamuru dolapta biraz dinlendirin, yoksa sorun değil. 
Kurabiyelerimiz pişmeye hazır...

Dilediğiniz büyüklükte parçalar kopararak tepsiye dizin. Fırınlamadan önce iki parmağınızla hafifçe üzerlerine bastırın.


180 derecede 10 dakika fırınlayın. Daha fazla asla değil.  

Afiyet olsun...


23 Eylül 2012 Pazar

Armutlu Turta

İrmik hanım'ın Eylül ayı pek hareketli geçti. Yeni bir ev, yeni bir iş, yeni bir hayat akışı, okulların açılışı, uyum süreci derken Eylül sonu geldi bile. 
Yaz hepimiz için hızlı geçti sanırım, sonbaharı karşılıyoruz yeniden. 
Yeni bir tatlıyla biraz olsun gündeminize renk katabilmek umuduyla bugün armutlu turta diyorum.
Yapımı keyifli, lezzeti hafif, altı kıtır üstü yumuşacık bir tatlı.
En basit turta kalıbı işinizi görecektir. 

Gerekli Malzemeler:
200 gram tereyağı
3 bardak un ben bir bardağını badem tozu koydum
1 tepeleme tatlı kaşığı kabartma tozu
1 bardak toz şeker
biraz vanilya ve tarçın
1 büyük yumurta
3 orta boy olgun armut

Önce hamurumuzu hazırlayalım.
Oda sıcaklığındaki tereyağına önce unu ve şekeri yedirelim. Vanilya ve kabartma tozunu da ekleyelim. İyice harmanladıktan sonra yumurtayı ekleyip yoğuralım. Buzdolabında 1 saat kadar bekletelim.
Fırını 180 dereceye ayarlayalım. Kalıbı iyice yağlayalım. 
Armutları ortadan ikiye keselim ve çekirdeklerini alalım. İnce dilimlere keselim.


Hamuru tart kabına parmaklarımızla ince bir kat şeklinde yayalım. Üzerine armutları dizelim. 2 çorba kaşığı toz şeker ve tarçın serpelim. 25 dakika kadar fırınlayalım.

Sizi kışa hazırlayacak bu tatlıyı dilediğiniz meyveyle hazırlayabilirsiniz.