8 Mayıs 2011 Pazar

anneme - petits sables au citron

İçinden kopup geldiğim sihirli bedenin, beni ben yapan her değerde parmağı olduğunu bilmek bana hem güven veriyor hem de korkutuyor. Güven veriyor çünkü karakterini, nerde ne cevap alacağımı az çok kestirebildiğim bir insanın hayatımdaki varlığı beni güçlendiriyor, korkutuyor çünkü aynı izlenimleri kendi kızım üzerinde bırakmam gerekliliğini bildiğimden fazla hata yapmamaya gayret etmem gerekiyor.
Kazanılan değerleri bir miras gibi görüyorum. Annemden aldığımı kızıma başarıyla aktarmam gerekiyor. Bazı özellikler genetik orası tamam ama sonradan kazanılan beceri ve karakter özelliklerini ne kadar şekillendirebilir bir anne?
Elimden gelenin en iyisini yapmaya çabalıyorum ben de tüm anneler gibi. Ama bu hiç de göründüğü kadar kolay değil. 
Bu tarif canım annem için... Çocuklumuzda bize yaptığı sablelere benziyor. Kendisine tattırdığımda şekeri az olmuş, üzerine pudra şekeri serp dedi, öyle de yaptım...
Seni seviyorum annecim. Güzel yanaklarından öpüyor ve bana verdiğin ilham için sana şükranlarımı sunuyorum. umarım ben de senin kadar iyi bir anneyimdir...


Petits sables au citron (okunuşu=pöti sable o sitron, anlamı = limonlu ufak kurabiyeler)
Malzemeler:
1 limonun suyu ve kabuğu
250 gr. un
çeyrek paket kabartma tozu
110 gr. pudra şekeri
150 gr yumuşamış tereyağı
1 yumurta
60 gr. badem tozu
1 tutam tuz







Limon suyunu ve kabuğunu karıştırıp bir kenarda bekletelim.
Bir kapta unu, kabartma tozunu, badem tozunu, tuzu, pudra şekerini, en son tereyağını karıştıralım.
Mikserde veya elle iyice çalıştıralım hamuru.
Sonra yumurta ve limou ekleyelim.
Homojen bir hamur olana dek iyyice yoğuralım.
Önce top sonra da çapı 4-5 cm lik bir silindir haline getirelim.
Streç filme sarıp 1 saat kadar dolapta dinlendirelim.
Fırını 180 dereceye ayarlayalım.
Tepsiye yağlı fırın kağıdını serelim.
Silindirden bir cm.lik daireler keserek, tepsiye aralıklarla dizelim.
Yaklaşık 12 dakika pişirelim.
Soğuduktan sonra yiyelim.


Şekilli kalıp kullanmak isteyenler benim gibi çeşitli formlarda kesebilirler hamuru.


Kolay ve limonun tüm lezzetini hissedebileceğiniz bir tarif.


Şekerli sevenler pudra şekeri eleyebilirler üzerine....

5 Mayıs 2011 Perşembe

Parisli kurabiye

Dinmeyen yağmurların hüküm sürdüğü bahar sabahlarından birinde kızımla telaşla okul kapısından içeri giriyorduk, yağnura doyan toprakta yaşamaktan sıkılmış ve kendini can havliyle yollara vurmuş bir salyongoz çıktı önümüze...Hiç acelesi yoktu garibimin. Islak betonun üzerinde sanki nereye gideceğini biliyormuş gibi ağır ağır ilerliyordu arkasında salgısını bırakarak. 
Uzunca inceledik nasıl ilerlediğini. Nitekim vedalaştık ve ayrıldık ondan. Arabama geri dönerken hayvancık sadece 2 karış ileriye gitmişti... İleri adım atıyor bir yandan da karşıdan gelen bir veli ve bir öğrencinin adımlarını takip için sürekli arkama bakıyordum ki korktuğum oldu. Zavallı biçare salyangoz küçük kızın çizmesinin altında ezildi... Kabuğunu da terk ettiği için ezildiğini fark etmediler bile. Gayri ihtiyari bir ah çektim ve bir garip duyguyla ayrıldım okuldan. Şimdi diyeceksiniz ki neden anlattım ben bu anektodu?
İstemeden yokettiklerimizin altını çizmek için... Aslında çevremizdeki diğer hayatların farkındalıklarını daha fazla özümsememiz gerek yaşam boyu. Görmezlikten gelmemek, ayrıntılara dikkat edebilmek, küçük görünen aslında kocaman olan değerleri korumak için... Duyarlı olmak ne önemlidir insan oğlu için...
Herkes o sabah bizim gibi dikkatli olaydı bugün salyongoz kardeş yerine ulaşabilecekti, öyle ya!

Güzel bir çikolatalı kurabiye ( chocolate chips = çaklıt çips ) tarifi peşindeydim uzun zamandır. Bu işin en deneyimlilerinden biri olarak bildiğim amerikalılardır diye, arkadaşıma danışma hakkımı kullandım ve amerikalı arkadaşım Michelle'e danıştım internet üzerinden. Bana bir iki reçete önerdi. Ben de bu tariflerin oranlarını ve malzemelerini kendimce yorumlayarak aşağıdaki tarifi gerçekleştirdim. Sonuç tahminimden enfes oldu. Mesela tuzun çikolataya uyumunu bildiğimden ekledim tarifime...Bu şekilde bir amerikan klasiğini fransızlaştırmış oldum kendimce.
Tuz ve çikolatanın müthiş kombinasyonu! Kakao kadar koyu renk, ama içinde kakao yok(!), çok tatlı değil, çikolata parçacıklarıyla dolu ve ağızda eriyen bir lezzet oldu.


 


Gerekli malzemeler:
Yaklaşık 36 kurabiye için:
175 gr. un
yarım tatlı kaşığı kabartma tozu
150 gr. oda sıcaklığında tereyağı
120 gr. esmer şeker
50 gr. normal şeker
çeyrek tatlı kaşığı tuzu 
1 tatlı kaşığı vanilya ekstresi veya toz vanilin
150 gr. parça çikolata




Un, kakao, kabartma tozunu bir kaba eleyin.
Mikserde tereyağını kremalaştırın, İki tip şekeri, tuzu, vanilyayı ekle. 1-2 dakika çırpın. Hızını düşürüp unu ve parça çikolatayı ekleyin. 
Hamuru top ayırın ve ikiye ayırın.
Yaklaşık 4cm eninde iki uzun silindir yapın ve streç filme sararak, dolapta bir kaç saat bekletin.
Tabii ben pastanede tarifi 4-5 kat fazla yaptığım için daha fazla silindirim oluyor!





Sonrasında bir parmak eninde daireler kesin, ve fırın tepsisine dizerek 165 derecede 10 dakika pişirin.



Enfes kukiler hazır, mutfağı saran çikolata kokuları eşliğinde bir bardak kahve ile tadını çıkarın.

20 Nisan 2011 Çarşamba

Cupcake - Kapkek - Kaptakek

Cupcake: okunuşu kapkek, anlamı kaptakek...
Bu blogspotcuların başına gelen akibet canımı sıktı uzun süre, kabul ediyorum. Kim girebiliyor kim giremiyor anlamadım bir türlü. 
Günlük koşuşturmacaların arasında buradan birşeyler paylaşabilmenin anlamı büyük benim için. Uygulama mekanım kendi mutfağım değil belki ama üretmeye devam ediyorum. 
Dürüst olmam gerekirse bana birgün rengarenk cupcakeler yapacağımı hatta nasıl yapılacağına dair dersler vereceğimi söyleseler güler geçerdim sanırım. Fransız tatlısı olmamasından veya bir ara çok gündemde olmasından değil de, bu tatlıyı biraz küçümsediğimden sanırım. Ama vitrine her koyduğumda kafaların cama çarpması ve çocukları için evde yapmak isteyen pek çok annenin olması beni birden kapkek sempatizanı yaptı. Yapılışıda o kadar keyifli ve hoşki sanırım bu tatlıyı yapmaktan hiç usanmayacağım. Seyretmekten yiyemediklerimden...


İster kakaolu ister vanilyalı kek isterseniz dilediğiniz herhangi bir kek tarifinizin hamurunu hazırlayın.
Ufak kağıttan mafin kalıplarına dökerek pişirin. 180 derecede 15 dakika yetiyor. Kürdanla pişme kontrol yapın ve minik keklerinizi ızgara üzerinde soğumaya bırakın.
Üzerine yapılan uygulamanın adı frosting yani donmuş krema görüntüsü veren bir çalışma.
Bunun için 80 gr. yumuşamış tereyağını mikserde kremalaştırıp içinde yaklaşık 600 gram ince pudra şekerini yavaş yavaş ekleyip yağa yediriyorsunuz. Sonra da çorba kaşığıyla yaklaşık 7-8 kaşık süt ilave ediyorsunuz. Aroma olarak ben markette bulabileceğiniz buttercream vanilya kullanıyorum. Enfes kokuyor. Bundan da 2 tatlı kaşığı ilave edip, tabaklara bölüyor ve dilediğiniz renkte gıda boyasıyla reklendiriyorsunuz. Sıkma poşetiyle dilediğiniz bir krema başlığıyla veya en basitinden bir spatula yardımıyla öylesine sıvıyorsunuz bu kremayla kapkeklerinizi...


Neşeli kapkekler hazır...
Biraz uğraştırıcı ama sonuç şaşırtıcı güzel... Tam bir amerikan tatlısı. Gösterişli, asla mütevazı değil!


Pastalarda son hızla devam ediyor. Hergün bambaşka fikirleri pasta haline getirmeye çalışıyoruz ekibimle. Korkunç emek varmış da haberim yokmuş diyorum her üründe. Evde yapmak gibi olmuyor gerçek bir pastanede çalışmak. Zamanla yarışıyoruz ve bu heyecan bana çok yarıyor...Yorgunluk kaçınılmaz ama aldığım her teşekkürde sonsuz bir mutluluk sarıyor bedenimi...




Bu da şaşkın kedilerim... Kedileri seviyorum. Bu pastamı da çok sevdim dolayısıyla...

24 Mart 2011 Perşembe

Elmalı Crumble

Günler günleri kovalarken aklımda planlar projeler uçuşurken uzun zamandır yapmaya heveslendiğim tatlı atölyesini bugün Benne mutfakta gerçekleştirdik. Katılımcı arkadaşlarımın hevesi heyecanımla bütünleşince ortaya çıkan lezzetlerde çok hoş oldu. Hem eğlendik hem uyguladık, birlikte kurabiyelerimizin nasıl kabardığını izledik, çikolata kokladık, limonun mayhoşluğunu tattık, hamur yoğurduk... 
Birkaç saatliğine de olsa günlük rutinden çıkmanın kendilerinde terapi etkisi yarattığını söyledi katılımcı arkadaşlarımdan sevgili Başak. Bu da bana ayrı bir mutluluk verdi.



Bugün hep birlikte browni, madeleines ve limonlu hafif tartoletler hazırladık...


Sol baştan sırayla sevgili Başak, Gülnur,İrem ve Nur katıldığınız için çok teşekkür ederim size...



Paylaşmayı seven biri olarak bu atölyelere devam etme kararındayım. İstanbul'da yaşayan tüm tatlıseverlere davettir bu. Toplayın arkadaşlarınızı, tutun annenizin elinden, adını siz koyun tatlıların birlikte uygulayalım tarifleri. İrmik hanım'ın tariflerinden varsa öğrenmek istediğiniz ona da hay hay! Eve giderken de yanınızda götürün yaptıklarınızı ve afiyetle yiyin sevdiklerinizle.

Adresim belli Göktürk Benne Tatlı&Tuzlu Eyüp

Bugün sizler için tarifim ise başka bir klasik lezzet... Elma mevsimini kapatmadan mutlaka deneyin derim.

ELMALI CRUMBLE:
6 kişi için gerekli malzemeler: 
Elmalı komposto için:
1 kg. golden elma
2 yemek kaşığı tereyağ
2 yemek kaşığı bal
1 tutam tarçın
75 gr. kuru üzüm
isteğe göre 1 yemek kaşığı rom
Kıtır hamuru için:
125 gr. un
40 gr. şeker
1 tutam tuz
75 gr. küçük doğranmış tereyağ
Tarifi:
Elmalı kompostonun hazırlanışı: Elmaları soyalım, çekirdeklerini çıkaralım ve dörde bölelim. Ufak bir tencereyi orta ateşe koyalım ve 2 kaşık yağı eritelim, elmaları, tarçını ve balı ekleyelim. Karıştıralım. Yaklaşık 18 dakika kısık ateşte arada karıştırarak pişirelim. Elmalar pişince ateşten alalım, üzüm ve romu ekleyelim.
Dikdörtgen fırın kabımızı yağlayıp, kompostoyu içine dökelim. Fırını 210 dereceye ayarlayalım.
Hamurun yapılışı: Bir kapta unu, şekeri ve tuzu karıştıralım. Ufak parçalar halinde doğradığımız tereyağını ilave edelim. Parmak uçlarımızın yardımıyla pütürcüklü bir hamur elde edene dek yoğuralım. Hazırladığımız hamuru fırın kabına koyduğumuz elmaların üstüne bir yemek kaşığının sırtını kullanarak eşit olarak yayalım veya hamuru derin dondurucuda 3-4 saat beklettikten sonra rendeleyelim. 20 dakika pişirelim. Afiyet olsun...Bu gerçekten denemeye değer bir tatlı. Bir top vanilyalı dondurma eşliğinde de servis edebilirsiniz...
Verilen tarifi eğer deneyeniniz olursa, yorumlarınızı bekliyor İrmik hanım. Bir dahaki sefere dek hoşçakalın. 

Kendinize mutlaka zaman ayırın ve lütfen günde 5 porsiyon meyve sebze tüketmeye özen gösterin. Bahara ve sonrasında yaza sağlıkla merhaba deyin.



Ağzınızın tadı eksik olmasın.

28 Şubat 2011 Pazartesi

Tartelettes a la noix de coco et au chocolat



(okunuşu = tartelet a la nua e o şokola)
Hindistan cevizli ve çikolatalı tartölet


İşte yine bir pazar akşamüstü ve minik ellerle mutfaktayız. Bu kasvetli havalarda evi saran çikolata kokusu hepimize yaşama sevinci veriyor sanki...Hindistan cevizinin egzotik aroması da buna ekleniyor. Turta hamurumuz bu sefer hindistan cevizinden oluşuyor. Tarif un içermediğinden glutensiz yiyenler için ideal.
Bruno Olivier'in meyveli tarifler kitabından başka bir lezzet... Minikle birlikte pişirilir dostlarla yenilir. Haftaya zinde girilir...



6 kişi için,
Malzemeler:
hamuru için;
2 yumurtanın akı
125 gr. şeker
1 paket şekerli vanilya
yarım limonun rendesi
200 gr. hindistan cevizi

Garnitürü için;
200 ml. krema
20 gr. pudra şekeri
150 gr. çikolata
2 tüm ve 1 yumurtanın sarısı
10 gr. tereyağı

Gerekli aletler:
Kase
Çırpıcı
Tahta kaşık
14 cm.lik tartolet kalıpları
Tencere




Hindistan cevizinden hamuru hazırlama işini kızıma verdim. Gerekli ölçülerde tüm hamur malzemeleri bir kaseye ben koydum o karıştırdı. Bir elin nesi var iki elin sesi var, öyle değil mi?




























Bu arada fırın 150 dereceye ayarlanır.
Tartolet kalıpları nemli parmakların yardımıyla, bu hamurla kaplanır.

Garnitürü için; bir tencerede kremayı, parçalanmış çikolatayı, tereyağını ve pudra şekerini birleştirelim ve kısık ateşe koyalım. Çikolata eriyince tahta kaşıkla hafif hafif karıştırarak yumuşak bir karışım hazırlayalım. Ateşin kısık olmasına dikkat edin, hep söylediğim gibi çikolata çabuk yanar...
Yeşil limon bulamazsanız sarı limon kullanın, çok büyük farklılık yaratmayacaktır...
Tencereyi ateşten alıp yumurtaları ve sarısını ekleyelim ve iyice yedirelim.




























Bu karışımı kalıplara dökelim ve yaklaşık 15 dakika kadar fırınlayalım.

Fırından çıkınca iyice soğumasını bekleyelim.


Özellikle çikolataseverlerin hayır diyemeyeceği bir tarif bu. Bu tatlım Ankara'dan beni takip eden Bilgeanne'm için olsun...

Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Ve işte Mart!

22 Şubat 2011 Salı

Cookies chocolat noisette

Günler günleri kovalıyor, hepimiz bir yerlerde koşuşturup duruyoruz. Pazartesi oldu mu bir bakıyoruz Cuma gelmiş. Yılın en kısa ayı Şubat'ı da tamamlamamıza bir hafta kaldı. Şaka gibi!
Geçtiğimiz hafta Pazar günü 14 Şubat sevgililer günü münasebetiyle Nişantaşı Delicatessen'de Tatlı Aşkı Atölyesini gerçekleştirdik.

Delicatessen logo
Delicatessen Workshops, Volume 3

Tatlı Aşkı

Mutfakta kim var?
Esra Özkutlu, Pariste Le Cordon Bleude 2009'da temel Fransız pastacılığı teknikleri, 2010'da orta seviye pastacılık kurslarını başarı sertifikası ile tamamlamış bir pastacı

Neler konuşacağız?
Klasik Fransız tatlılarından seçtiklerimizi tekniklerinin detayına inerek beraberce yapacağız, aynı zamanda tarihçeleri ve hikayelerini de paylaşıyor olacağız.

Ne hazırlayacağız?
Ekler
Çilekli Fraisier
Portakallı limonlu tarteletler

Ne içeceğiz?
Prosecco
Riesling
Port
Kahve & bitki çayları

Yer: Delicatessen Nişantaşı
Tarih: 13 Şubat 2011 Pazar
Saat: 18.00-21.00
Ücret: 80 TL/kişi

Rezervasyonlarınız için
212 225 06 04 numaralı telefondan veyainfo@delicatessenistanbul.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

El yapımı rengarenk porselen kaseler by Mano
Büyük 15 TL
Küçük 10 TL

Delicatessen Accessories

Champagne for Two:
* Bottega brut
* Rose prosecco
* Riedel vinium serisi,
2 adet kristal şampanya kadehi,
* Çikolataya batırılmış çilek
350TL
Daha fazla bilgi ve siparişleriniz için:
Ayşen Akman
aysen@delicatessenistanbul.com
0212 225 0604

Delicatessen Evinizde

Koton / Elle Istanbul
Fashion Week Kapanış Partisi
6 Şubat 2011

Delicatessen Signature Catering

info@delicatessenistanbul.com
TEL: (0212) 225 06 04
www.delicatessenistanbul.com

Delicatessen Facebook ve Twitter'da
Çok keyifli geçti. Katılımcılar son derece ilgiliydi. Ve ben her yeni atölyede bir kez daha anlıyorum ki bu işten de ayrı bir zevk alıyorum. Yeni insanlar tanımak, bildiklerimi paylaşmak benim için ayrıca önemli. Fırsat buldukça atölyelerime devam edeceğim sanırım...

Bugün uzun süren tembelliğime son vererek bloguma ve sizlere yeni bir tarifimi sunmak istiyorum. Aslında haftanın tarifi ''baba au rhum'' olarak planlamıştım ama sanırım hazırlıkları biraz sürecek. Bu müthiş tarif için sizi biraz daha bekleteceğim...
Son derece pratik ve az unlu bir cookie tarifi. Çikolata tadına lezzet katıyor.


Çikolatalı Fındıklı Kurabiye - Cookies chocolat noisette
Yaklaşık 20 cookie için


Malzemeler:
200 gr. tereyağı
150 gr. şeker
100 gr. esmer şeker
2 yumurta
1 paket şekerli vanilin
20 gr un
1 tutam tuz
yarım paket kabartma tozu
275 gr. yulaf ezmesi
50 gr. kırık fındık
50 gr. kırık badem
150 gr. damla çikolata


Yapılışı:
Fırını 240 dereceye ayarlayalım.
Tüm malzemeleri bir kaba koyalım ve iyice karıştıralım.
Bir çorba kaşığı yardımıyla fırın kağıdı serilmiş fırın tepsisi üzerine cevizden biraz büyükçe lokmalar halinde dökelim ve üzerlerine kaşık arkasıyla bastırarak düzleyelim.

8 dakika kadar fırınlayalım.
Hamur bitene kadar işlemi tekrarlayalım.

Lokum gibi kurabiye böyle olsa gerek, hem çok kolay hem sağlıklı hemde leziz.

Ben sunumunu üstüste dizerek yaptım. Hoş oldu.

Bu arada irmik hanım'ın bugün itibarıyla üye sayısı 88. Yeniden hatırlatmakta fayda görüyorum ki 100. üyemin tatlısı benden olacak...Sevgilerimle,








31 Ocak 2011 Pazartesi

Limonlu Hafif Tart

Neden bu kadar tutucu bir toplumuz ki! Hemen her konuda olduğu gibi yiyecek içecekte de yeniliklere olan kapalılığımız beni hergün daha fazla şaşırtıyor. Facebook sayfamda geçen hafta yayınladığım tartoletlerime sizlerden aldığım güzel yorumlar beni çok sevindirdi. Ama biliyormusunuz ki sevgili tatlıseverler, vitrinin karşısında olan yani fiziksel olarak bu tatlara bir uzanım uzaklıkta olan insanlar sırf tadını bilmedikleri için yine dönüp dolaşıp bilindik lezzetleri tercih edebiliyorlar. Muzlu rulo gibi. Ve beni şaşırtmaya devam ediyorlar. Sakın yanlış anlamayın, muzlu rulo tadını küçümsediğimden değil sadece artık yeni lezzetlere hayır demeyecek damaklar arıyorum bu sıralar. Hergün yeni bir tarif yapıyorum Benne için, büyük bir keyifle...

Bu mevsimde limondan vazgeçemiyorum. Hem kokusu hem de hafifliği ile beni büyülüyor.
İçinde limon olan tüm tatlılar favorim. Bu tarifte fransızların pekçok tarifinde kullandığı meşhur badem kreması da kullanıyorum. Ben bu kremanın da tutkunuyum.
Size bugün vereceğim tarif gerçek bir ferahlık.

Orjinal adı:
Tarte Legere au citron
yani Limonlu Hafif Tart

Malzemeler:
Önce şekerli hamurumuzdan hazırlayalım. Son 2 tarifimde kullandığım tariften yararlanabilirsiniz.

Badem kreması:
50 gr erimiş tereyağı
50 gr şeker
50 gr badem tozu
40 gr yumurta (yaklaşık bir orta boy)
1 tatlı kaşığı kadar limon kabuğu rendesi
3 çorba kaşığı limon suyu

Tüm malzemeleri iyice karıştıralım.

Limonlu hafif krema:
75 ml limon suyu
50 gr yumurta sarısı
60 gr tüm yumurta
40 gr şeker
25 gr tereyağı
1 yaprak jelatin
----
200 ml krema çırpıp buzdolabına koyalım

Kremanın hazırlanışı:
Yumurtaları şekerle iyice çırpalım. Tencereye aldığımız limon suyunu, şekerle kaynalatalım. Limon suyu çabuk yandığından ateşi kısık tutalım ve sürekli karıştıralım. Pitikten sonra yumurtalara sürekli karıştırarak ilave edelim ve ateşin üzerinde pişirmeye devam edelim. Kaynamaya başlayınca tereyağını ve soğuk suda çözdüğümüz jelatini içine atalım.
Önceden çırptığımız kremaya bu kremi yedirelim. Buzdolabına koyalım.

Yağladığımız tart kalıplarına yerleştirdiğimiz hamuru çatalla birkaç yerinden delip, badem kreması ile bir parmak kalınlığında dolduralım ve 180 derece fırında yaklaşık 15 dakika kadar pişirelim. Hamrunuzu dilerseniz tek kişilik tart kalıplarına dilerseniz en fazla 22 cm çapındaki tart kalıbına yayarak yapabilirsiniz.


Badem kremasının rengi kehribar rengi alınca hamurumuz pişmiş demektir. Buzdolabında beklettiğimiz kremayı, dilediğimiz çeşit duy taktığımız krema poşetine dolduralım ve ılınmış tartımızın üzerini krema ile top top dolduralım. Ben 10 numaralı duy kullandım. Bu arada duy; plastik veya metalden yapılmış krema poşetlerine takılan, krema vs. ye istenen şekilde form vermeye yarayan uçtur.

İşte ortaya çıkan sonuç... Dekoru için biraz limon kabuğu ve fıstık parçacıkları kullanabilirsiniz.
Sabah kahveleri için uygun bir tarif...
Afiyet olsun.