çikolatalı tatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çikolatalı tatlı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Şubat 2012 Cumartesi

İrmik hanım usulü Brownie

Her tatlıseverin kendine özgü bir bravni sevdası vardır. Benim bu tarifim bunca zamandır okuduğum tüm bravnilerin bir sentezi diyebilirim. Ben de bravnime ceviz koymayanlardanım. Damağımda sadece çikolata lezzeti kalsın seviyorum. Bakalım bu tarifim kimlere hitap edecek?
İrmik hanım'ın bravnisinin anatomisi şöyle; üzeri çıtır, hatta kıyır kıyır tabir edebileceğimiz bir kıvamda, kesmek için bıçağı deydirince çatlaklar oluşur, orta incelikte, tam ortası yumuşacık dokuda ama akışkan değil, kabuğa kadar olan katmanlar ise biraz daha kekimsi ve tam anlamıyla bir çikolata şöleni...Yani benim bravnim; susuzluktan çatlamış yeryüzünün derinliklerindeki su kaynaklarına ulaşmanın dayanılmaz güzelliği şeklinde tarif edilebilir.
Lütfen kullandığınız çikolatanın kalitesine dikkat ediniz. Bu tatlı için püf noktası bu...
Ha birde kullandığınız kalıbın fazla derin ve büyük olmaması iyi olur. İçi niye pişmedi?, bu un miktarı az değil mi?, kek gibi oldu... gibi soru ve endişelerinizin kaynağı kalıp meselesidir.
İşte malzemelerimiz;
oda sıcaklığında 3 yumurta
120 gram tereyağı
180 gram şeker
5 çorba kaşığı un
100 gram bitter çikolata
100 gram damla çikolata
1 tatlı kaşığı vanilya
1 tutam tuz

175 dereceye ısıtalım fırınımızı.


Fırın kabımızın içini hafifçe yağlayalım ve fırın kağıdı ile kaplayalım ve yeniden yağlayalım.
Çikolatayı hafif ısıda mikrodalgada veya benmari usulü eritelim, soğumaya bırakalım.
Yumurtaları hafifçe çırpalım ve şekeri yedirelim. 3 dakika kadar çırptıktan sonra vanilyasını ve tuzu ekleyelim. Oda sıcaklığındaki tereyağını ekleyelim. Biraz daha yavaş hızda karıştıralım. Unu ekleyelim. Hatta eleyelim. Soğumuş çikolatayı ve parça çikolatalarımızı ilave edelim. Yumuşacık kıvamlı bir hamur olacak.
Kalıbımıza alıp üzerini düzleyelim ve 25 dakika kadar fırınlayalım.
Bir top vanilyalı dondurma ile servis edebilirsiniz, çok yakışıyor.




28 Şubat 2011 Pazartesi

Tartelettes a la noix de coco et au chocolat



(okunuşu = tartelet a la nua e o şokola)
Hindistan cevizli ve çikolatalı tartölet


İşte yine bir pazar akşamüstü ve minik ellerle mutfaktayız. Bu kasvetli havalarda evi saran çikolata kokusu hepimize yaşama sevinci veriyor sanki...Hindistan cevizinin egzotik aroması da buna ekleniyor. Turta hamurumuz bu sefer hindistan cevizinden oluşuyor. Tarif un içermediğinden glutensiz yiyenler için ideal.
Bruno Olivier'in meyveli tarifler kitabından başka bir lezzet... Minikle birlikte pişirilir dostlarla yenilir. Haftaya zinde girilir...



6 kişi için,
Malzemeler:
hamuru için;
2 yumurtanın akı
125 gr. şeker
1 paket şekerli vanilya
yarım limonun rendesi
200 gr. hindistan cevizi

Garnitürü için;
200 ml. krema
20 gr. pudra şekeri
150 gr. çikolata
2 tüm ve 1 yumurtanın sarısı
10 gr. tereyağı

Gerekli aletler:
Kase
Çırpıcı
Tahta kaşık
14 cm.lik tartolet kalıpları
Tencere




Hindistan cevizinden hamuru hazırlama işini kızıma verdim. Gerekli ölçülerde tüm hamur malzemeleri bir kaseye ben koydum o karıştırdı. Bir elin nesi var iki elin sesi var, öyle değil mi?




























Bu arada fırın 150 dereceye ayarlanır.
Tartolet kalıpları nemli parmakların yardımıyla, bu hamurla kaplanır.

Garnitürü için; bir tencerede kremayı, parçalanmış çikolatayı, tereyağını ve pudra şekerini birleştirelim ve kısık ateşe koyalım. Çikolata eriyince tahta kaşıkla hafif hafif karıştırarak yumuşak bir karışım hazırlayalım. Ateşin kısık olmasına dikkat edin, hep söylediğim gibi çikolata çabuk yanar...
Yeşil limon bulamazsanız sarı limon kullanın, çok büyük farklılık yaratmayacaktır...
Tencereyi ateşten alıp yumurtaları ve sarısını ekleyelim ve iyice yedirelim.




























Bu karışımı kalıplara dökelim ve yaklaşık 15 dakika kadar fırınlayalım.

Fırından çıkınca iyice soğumasını bekleyelim.


Özellikle çikolataseverlerin hayır diyemeyeceği bir tarif bu. Bu tatlım Ankara'dan beni takip eden Bilgeanne'm için olsun...

Hepinize güzel bir hafta diliyorum. Ve işte Mart!

27 Kasım 2010 Cumartesi

Voila le chocolat!

İşte çikolata!
İkinci haftamızın tümü çikolata ile doluydu ve tabii ki bundan şikayetçi olmak aklımdan bile geçmedi...
Yine bir öyküyü paylaşmak istiyorum sizinle.
Bir çocuk düşünün; 6 yaşında babası tarafından terkedilmiş. Annesi ve ablasıyla yaşama tutunmuş sımsıkı, derken hayat mücadelesi içinde anne rahmini aldırmak zorunda kalmış. İlerleyen yaşına ayakta durmaya çalışıyormuş, iki çocuğu hatrına. Yaşı 14 olan çocuk hergün, okuldan eve gelip yemek yapmaya başlamış annesine, ailesine. Derken bir bakmış ki mutfakta çok mutlu, olmak istediği yer orası. Ama tatlı yapmayı daha çok sevmiş, yemek yapmak hobim tatlı yapmak ise mesleğim olmalı demiş 18'inde ve annesinin ve tatilde çalışmaya başladığı restoranın sahibinin desteğiyle kendisini Curaçao'dan Paris'te bulmuş. Karayip Denizi'nde yer alan Hollanda Antillerinin rüya adacıklarından biri olan Curaçao'da 4 mevsim yaz yaşanıyormuş. Evet 18 yaşındaki genç arkadaşım Luici burdan geliyor ve ilk defa dün hayatında ilk kez evet ilk kez kar görmenin heyecanını yaşadı ve biz de onun yanındaydık. Sevincini görmeliydiniz. Dakikalarca havaya bakıp, karın yüzüne inişini hissetmeye çalıştı. Ayrıca mutfakta da inanılmaz yetenekli biri. Hedefi diplomayı almak, fransızların pastacılıkta en önemli mekanlarından La Durée'de staj yaparak, en az 7 yıl Paris'te çalışmak, para biriktirmek ve sonrasında mutlaka evine dönüp Curaçao'da kendi yerini açmak ve kendi insanlarına öğrendiği tüm bu güzel tatlıları tanıtmak...Yaşı çok genç ama ne istediğini çok iyi biliyor.
Önemli olan da bu değil mi?

Luici hayat hikayesini anlattığı sırada yine Paris'in en ünlü çay salonlarından birindeydik. Dalloyau. Luxembourg bahçelerinin olduğu meydandaki bu salonda günün yorgunluğunu attık. Champs Elysees, Galerie de la Fayette, Le Bon Marche gibi dünyaca meşhur alışveriş merkezleri yerine biz lezzet avcıları fırsat bulduğumuz her anı Paris pastanelerinin vitrinlerinde ve çay salonlarında geçiriyoruz.


Ayrıca dün de okuldan rehber eşliğinde tevellütü 1903'lere dayanan Angelina adlı ünlü pastaneyi ziyarete gittik. Tüm müşterilerin arasından geçerek, hatta kapının önündeki 15 metrelik sıraya rağmen beklemeden içeri girerek aşağı mutfağa inmenin ayrıcalığını yaşadık...Proust'tan Coco Chanel'e pek çok ünlünün vazgeçemediği tatlar sunan Angelina'nın en sevilen lezzetleri sıcak çikolatası ve meşhur Mont Blanc'ı...Adını meşhur dağdan alan bu tatlı kestane püresiyle kaplı enfes bir tat. Ayrıca şeften aldığımız bilgiye göre Angelina'da günde 150 adet kadar milföy ve mont blanc ve yine günde 180 ila 200 litre sıcak çikolata satılıyormuş, artık gerisini siz tahmin edin. Aşağıda vitrininden bir kesit gördüğünüz bu pastane gibi niceleri var Paris'te... Artık butik gibi insanlar vitrin camlarına yapışıp tatlı modellerine, renklerine ve fiyatlarına bakıyor. Ve yine Paris'te bu tatların alıcısı gerçek anlamda çok. Bir dilim milföye bu pastanede 5 euro ödeyip yiyecek kitleyi bulmak çok da zor değil demek istiyorum. Evet yanlış okumadınız burda dilim pastaların fiyatı 5 ila 10 euro arasında değişiyor.

Facebook'tan sürekli kendimi güncellemeye çalıştığım üzere bu hafta ellerimiz çikolataydı gerçekten. Neler yapmadık ki! Kahvelisinden, truffuna, badem ezmelisinden kuru meyvelisine tam bir lezzet şöleni. Ne yazıktır ki türkçenin mutfak terminolojisindeki eksikliği beni çok zorluyor. Mesela bildiğiniz kuvertür çikolatasını belli bir deceye ısıtıp sonra belli bir ısıya düşürüp tekrar belli ısıya çıkarma işlemine türkçe bir karşılık bulamıyorum. İngilizcede tempering, fransızcada mis au point diye geçen işlemin ne yazık ki türkçe bir adı yok. Isı ayarlaması veya kıvamına getirmek sanırım en ideal isim olacak bu işlem için. Çikolatalara istenilen formu vermek için bu işlemden geçirmek şart. Ve bu işlem bir hayli zaman alan meşakkatli bir iş...

Aşağıda gördüğünüz tatlı ise 3 çeşit çikolata musundan oluşuyor. Hepsini aynı yükseklikte dökmek kolay olmadı ama sanırım başardım. Adı Bavarois... Mus bazlı bir tatlı, bu mus genelde meyvelerden ve bu örnekte olduğu gibi bazen de çikolatadan yapılan katlardan oluşuyor.
Bundan başka gluten içermeyen bir tatlı öğrendik bu hafta. Tarifini en kısa zamanda paylaşacağım sizinle...

Dün yılın ilk karını yaşadım. Lapa lapa yağdı kar ama yer yeterince soğumadığı için tutmadı. Soğuklar devam ediyor burda, ama yeter ki içimiz sıcak kalsın...

Tatlı bir haftasonu diliyorum hepinize,



15 Ekim 2010 Cuma

Fondant au chocolat

50.üyemin hediyesi

Bol yağmurlu bir hava, can sıkıcı bir renk, ama heyecanlıyım, hediye kutumu aldım ve köprü üzerinde Sting dinleyerek Kavacık'a vardım. Siz de okurken dinlemek isterseniz farklı bir pencerede açabilesiniz diye linkini ekliyorum. http://fizy.com/#s/1ly9lx


Defne restoranın sahibi Melahi'den onayladım mekan açılalı tam 12 yıl olmuş.
Dün gibi...
Satış ekibinden arkadaşlarla öğlen yemeklerinde Melahi'nin bu yerinde buluşur, yemeğimizi yer, şamata yapar ve hatta müşterilerine serviste yardımcı olmaya çalışırdık.
İrmik hanım'ın 50. üyesi tatlısever Zeynep arkadaşım da bu ekiptendi. Yıllar bizi internet ortamında tekrar kavuşturdu ve vaadini verdiğim hediyemi almaya O hak kazandı. Buluşma mekanımızdan içeri girdiğinde ona doğru yöneldim ve alkışlamaya başladım, sonra da kızımdan aşırarak kendimce 50'ye uyarladığım madalyasını boynuna taktım. Birlikte güzel bir yemek yedik.
Hediye tatlısı olarak Zeynep'ten ziyade çocukları Can ve Jülide'yi düşündüğümden, severek yemeleri için çikolata dolu bir tarif yaptım.

Tatlı bir bahaneyle yeniden buluşmak çok hoştu gerçekten. 100. üye ile buluşmamı ise şimdiden hayal etmeye başladım doğrusu...

Tarif yine bir Fransız klasiği: Fondant au Chocolat (okunuşu: fondan o şokola)
Çikolata bazlı, az unlu, tadını yoğun çikolata ve arasına konan meyveden alan bu tatlı, çikolata sevmeyenler tarafından bile zevkle yenilen bir tarif.

FONDANT AU CHOCOLAT

6 kişilik
Gerekli malzemeler
6 yumurta
200 gram donmuş vişne
200 gram çikolata
200 gram tereyağı
180 gram şeker
70 gram un
1 tutam tuz


200 gram çikolatayı düşük derecede mikrodalga fırında veya benmari usulü eritin.
Oda sıcaklığındaki tereyağını şekerle beyazlaşıncaya kadar çırpın.
Sonra tek tek yumurtaları ekleyin. Unu ve tuzu eleyin, erimiş çikolatayı ilave edin.
Dilediğiniz bir kalıba yağladıktan sonra hazırladığımız bu karışımın yarısını bir kat dökün sonra bir kat meyveleri dizin ve kalan karışımı ekleyin.
180 derecede 30 dakika pişirin.



Çikolatalı tariflerim lezzetini Belcolade'den alıyor. Saf Belçika çikolatası. Blok çikolatadan parçalar koparmaktan anormal mutluluk duyuyorum. 2.5 kiloluk blok çikolata bana 2-3 hafta yetiyor. Pişerken ki kokusu da başdöndürücü.



Gelelim Defne'ye...
Bana göre Asya yakasında Cihangir havasındaki nadir restoranlardan. Ev yemekleri harika, özenli ve leziz.

Adresi: Ekinciler caddesi no:15 Kavacık



Bu buluşmaya ev sahipliği yapan Melahi'ye de sonsuz teşekkürler buradan...



Zeynep'in oğlu Can'ın benzetmekde haklı olduğu üzere kullandığım kalıptan mütevellit tırtıla benzeyen bu tatlıyı denemenizi tavsiye ediyorum sevgili tatlıseverler.

Daha nice tatlı duraklarında buluşmak üzere, sağlıcakla...