çikolatalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çikolatalı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Nisan 2010 Cuma

Langue de chat (Lang-dö-şa)

Bahar miskinliğime kızımın tüm hafta evde olmasıda eklenince tarifim de haliyle gecikti. Bu sefer 23 Nisan şerefine miniklerinde severek yiyeceğini düşündüğüm bir fransız klasiğinin daha tarifini paylaşmak istiyorum sizlerle. Türk tatlıseverler de bu tatlıyı aslında yakından tanırlar ama daha ziyade pastaneden alınan bir kuru pasta çeşidi olarak. Oysa ki evde yapmak çok kolay.
Langue de chat (pastanelerde adı landüşe diye geçer) şekli itibarıyla kedi diline benzediği için adınıda ordan alan bir fransız bisküvisidir. Tiramisu, şarlot gibi tatlıların yapımında kullanılan ve marketlerde hazır paketlerde satılan bildiğimiz kedi dilinden farkı yağ içermesi ve yumurtanın sarısınında kullanılmasıdır. Bir başka tarifte bu tip kedidili kullanarak bir tatlı yaparsam belki farkı daha iyi anlatabilirim. Bu bisküvide tıpkı daha önce verdiğim diğer tarifler gibi çayın yanına veya kalabalık misafire yapmak için çok ideal. Tam bir atıştırmalık tatlı. İlk olarak 17.yüzyıl Avrupa’sında üretilmiştir. İtalya ve Almanya'da da çok popüler. Yapımında dikkat edilmesi gereken husus fırın tepsisine krema poşeti ile sıkarken ne çok kalın nede çok ince olmamalıdır.

İnce olursa hemen yanma riski var, kalın olursa diğer tip kedidiline benzer yani fazla büyük olabilir. 15 dakika içinde pişer. Kenarları hafif renk almaya başlayınca pişmiş demektir. Şimdiye kadar denemediyseniz şimdi tam sırası. Ağzınızda eriyen kenarları kıtır içi yumuşacık bir tat için haydi mutfağa...


Landüşe

Gerekli malzemeler:

4 çorba kaşığı tereyağı, margarin tercih etmeyin lütfen.

Yarım çay bardağı toz şeker

2 yumurta

1 su bardağı un

1 çay kaşığı vanilya

1 çay bardağı kadar marmelat ve/veya yarım çay bardağı eritilmiş çikolata.

İsteğe bağlı olarak yarım su bardağı hindistan cevizi


Yapılışı:

Oda sıcaklığında tereyağını ve şekeri mikserde iyice kabarıncaya kadar çırpın.

Yumurta, un ve vanilyayı ilave edin. Karışımı krema poşetine doldurarak belli aralıklarla parmak boyunda uzunlamasına veya yuvarlak şekilde fırın kağıdıyla kaplanmış fırın tepsisine sıkın. Eğer hindistan cevizi seviyorsanız bu adımda landüşelerin üzerine bolca hindistan cevizi dökebilirsiniz.

160 derecede 15 dakika kadar pişirin. Fırından çıkınca soğuması için bisküvi fırın ızgarasının üstüne alın.

Zevke göre içine marmelat veya erimiş çikolata sürüp bir diğer bisküvi ile sandviç yaparak servis edin.

Dilerseniz şık bir sunum için bisküvinin bir kenarını çikolataya batırabilirsiniz.

Yemesi son derece keyifli olan bu bisküvileri çocuklarla mutfakta hoş vakit geçirmek üzere hazırlayabilirsiniz.

Bu vesile ile tüm çocukların bayramını kutluyorum. Keşke hep çocuk kalabilsek. Onlar kadar masum ve zararsız olabilsek.

Bu hafta, büyüdükçe kirlenen ruhlarımızı biraz da olsa aklayalım minik ellerle vakit geçirerek. Ne dersiniz?







23 Mart 2010 Salı

Çikolatalı Florentines

Genç adam yeni bindiği otobüsün içinde kendine bir yer bulmaya çalışıyordu. Taksim'e az kalmıştı, gün sıcaktı. Arkalara doğru ilerlerken, otobüs direklerinden birine tutunmuş giden siyah saçlı kızı farketti. Kız camdan dışarı bakıyordu. Işıl ışıl, dümdüz simsiyah saçları vardı. Bir tutam saç diyip geçmeyin. Genç adam orda kilitli kaldı. Ne kadar kilitli kaldı bilemeden, yüzünü bir türlü göremediği genç kız, bir anda duran otobüsten inmek için kapıya doğru ilerledi. İnmesine daha dört durak olan adamda peşinden, hiç düşünmeden. Siyah saçlı orta boylu genç kız önde, uzun boylu yakışıklı genç adam arkada ilerlediler yolda. Daldılar İstiklal caddesinin kalabalığına. Genç kız para çekmek için bir ATMde durduğunda genç adam ''işte şimdi tam zamanı'' diye düşündü. Kart bilgilerini giren genç kızın arkasından olanca dikkatiyle kızın adını okumak için çabalıyordu ekrandan genç adam. Gördü de. İşlemini tamamlayan genç kız yüzünü kendisine ilk döndüğü anda da ''Afedersiniz Necla hanım'' dedi. Genç kız daha önce karşılaşsa kesinlikle unutamayacağı bu hoş adama merhaba demek için tereddüt etti, afalladı. Genç adam yaptığı oyunu ve son 25 dakikayı özetledi tüm dürüstlüğüyle. ''Tüm isteğim sizinle bir kahve içmek'' dedi. Anlatılanlardan etkilenen ve belli etmese de çok hoşlanan genç kız, yetişmek durumunda olduğu italyanca kursundan bahsetti nazik ve güzel sesiyle, ama çıkış saatinde İtalyan Kültür'ün önünde buluşabileceklerini söyledi. Genç adam geçen 2 saat boyunca, bir kere bile ''ben burda ne yapıyorum'' demeden, yapacağı herşeyi erteledi ve o sıcak günün akşamüstünde bu iki genç insan ertesi günü ve daha ertesi günü bir fincan kahvenin çevresinde aşık oldular birbirlerine. Koyu siyah saçların peşinde büyülü bir yürüyüş ile başlayan bu aşk bugün hala aramızda ve ne şanslıyım ki onlarda benim dostlarım. Bu tatlım da onlar için olsun.


Şimdilerde marketlerin kuruyemiş reyonlarında daha fazla meyve şekerlemesi görüyoruz. Kivi, ananas, muz, mango, kiraz... Sizinle bu meyvelerin ve bademin başrollerini oynadığı bir çay-kahve yanı tatlısı olan Florentines (fılorentin diye okunur) tarifini paylaşacağım. Sonunda da erimiş çikolataya bandırırak daha da lezzetlendiriyoruz tatlımızı. İçerdiği yulaf ezmesi bakımından da daha sağlıklı...



FLORENTİNES

Malzemeler:
50 gr. bal
70 gr. tereyağı
150 gr. şeker
150 gr. krema
100 gr. soyulmuş çiğ badem
100 gr. şekerleme meyve
50 gr. kuru üzüm
2 yemek kaşığı çamfıstığı
50 gr. un
100 gr. sade yulaf ezmesi
50 gr. çikolata

Yapılışı:
Ufak bir tencerede bal, şeker, tereyağı, kremayı karıştırın ve kaynatın. 5 dakika orta ateşte tahta kaşıkla karıştırarak pişirmeye devam edin. Sonra ateşten alın ve tüm meyveleri, yulafı, unu ekleyin ve karışımın soğumaya bırakın.
Fırınınızı 180 dereceye ayarlayın.
Tartolet kalıplarına karışımı kaşıkla koyun ve üzerini düzleyin. Tartolet kalıbınız yoksa, fırın kağıdı ile kaplanmış tepsiye kaşıkla da dilediğiniz boyda dökebilirsiniz.
Yaklaşık 10 dakika fırınlayın, ılınınca kalıptan çıkarın.
Dilediğiniz bir çeşit çikolatanın -sütlü veya bitter, 50 gramını benmari usulü veya mikrodalgada eritin ve bir fırça yardımı ile soğumuş florentinlerin alt tarafına sürün. Sizde benim gibi çocuklarla pişirmeyi sevenlerdenseniz, lütfen fırçayı çocuğunuza verin...
Afiyetle yiyin.