10 Ekim 2010 Pazar

Elmalı Yulaflı Kurabiye


Sonbaharın kokusu: Tarçın
Biliyorum soğuk hava kapımızı dan diye çaldı.

Peki hiç gökyüzüne bakıyor musunuz şu sıralar? Yağmurun arkasından aniden patlayan güneşle beraber oluşan gökkuşağını ya da rüzgarların bir kenara fırlattığı karabulutlardan fırsat bulan beyaz köpük bulutların eşsiz mavide hızla yolalışını. Gökyüzü kendini daha fazla karabulutlara teslim etmeden maviliğin tadını çıkarın. Her fırsatta başınızı göğe çevirin derim.


Sonbahar birazcık hüzünse de biraz da tarçın kokusu demek benim için. Girdiği her tarifi ısıtan enfes bir baharat. Tarif defterimi karıştırırken bulduğum bu tarif hem meyveli hem az unlu hem de tarçınlı.
Bu arada Ekim ayı Yemekname dergisine hazırladığım tatlı da baharatlı olacak. Bu ay meşhur bir Belçika bisküvi çeşidi olan Speculoose'u yaptım. Zencefilden muskata, tarçından karanfile bol baharatlı kıtır bir bisküvidir. Lotus markası altında marketlerde de bulabilirsiniz. Bu bisküviyi ister tek başına kahve ile tüketin isterseniz bir tatlının alt malzemesi yapın. Tiramisu gibi...
Yine bir pazar akşamüstü, akşam yemeği için hazırlıklara başlamadan önce, minik bir çift elin de bana yardmıyla anne kız kolları sıvadık. Kuru malzemeleri karıştırma görevine kendini fazlasıyla kaptıran miniğimin isteği kurabiyeye ayrı bir neşe kattı. ''Bana şu papalulayı verirmisin?''. Yani spatula.

Elmalı Yulaflı Kurabiye

3 orta boy elma
4 çorba kaşığı şeker
Yarım su bardağı sıvı yağ
2 yumurta
Yarım su bardağı yulaf ezmesi
Üçte bir su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 çay kaşığı vanilya
1 çay kaşığı toz tarçın
1 limonun suyu
Yarım su bardağı ince çekilmiş fındık


Elmaları minik minik kuşbaşı şekilde doğrayalım ve kaynamış kenara alınmış suyun içine atalım.
Bir kasede yulaf, limon suyu, un, fındık, kabartma tozu ve vanilyayı karıştıralım.
Yumurtaları çırpıp, yağ ve şekeri ilave edelim.
Unlu karışımla karıştırıp elmaları ekleyelim. Fırını 160 dereceye ayarlayalım.
Tepsiye fırın kağıdını yayalım ve bir çorba kaşı
ğının yardımıyla hazırladığımız bu karışımdan birer kaşık alıp, aralıklarla tepsiye dökelim.
Yaklaşık 25 dakika sonra, kurabiyelerin kenarları renk değiştirmeye başlayınca fırından alıp, ızgara üzerinde soğumaya bırakalım.
Dilerseniz bu tarifi armut badem çiftiyle de deneyebilirsiniz. Ben dayanamayıp bir avuç kadar da kuru üzüm attım.
Elmaya çok yakıştırırım oldum olası.



Eğlenceli bir hafta diliyorum tüm tatlıseverlere.



4 yorum:

SerpiL dedi ki...

ellerinze sağlık.tarifede bu blogada bayıldım

AFIRDITA ZEYNEP dedi ki...

ama ben bu elma tarçın durumuna yatıya giderim yahu:)))ben hiç şu pişirme işlerinden anlamasam da artık yapmam lazım hem de en derhalinden:)))) "çocuklar tatlı bekler!!!"

Ferda dedi ki...

Pamir gelecek diye denemek istedim ama yanlış bişey yaptım herhalde toptop kalmadılar tepsiye yayıldılar tadı güzeldi börek gibi keserek yedik bidaha denicem acaba unu biraz fazla mı koysam öpüyorum seni ferda teyzen

Esra Özkutlu dedi ki...

unu artırırsanız daha da börek gibi olabilir. meyvenin suyunu emeceğinden ıslaklığını kaybedebilir. ufak turta kalıplarında pişirmeyi deneyebilirsniz Ferda teyzecim. afiyet olsun denemenize çok sevindim :)))